ÖZTÜRK YILMAZ…

0

Yandaş medya, kendini ve destekledikleri tarafları haklı çıkarmak için her yazıda, her gazetede, her televizyonda yandaşlığa devam ediyor.
IŞİD tarafından 2014 yılında Musul Konsolosluğu basılmış, çalışanlar rehin alınmıştı. Rehin alınanlardan Başkonsolos Öztürk Yılmaz’a geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ”Ulan ahlaksız, sen sıcak yatağında yatarken o ÖSO’lar benim Mehmet’imle beraber senin kol kanat gerdiğin teröristleri yok ediyor” demesi üzerine yandaş medya tarafından hedef tahtası haline getirildi.
Star gazetesinden Ersoy Dede’nin ” Muhasebeci için kepenk zamanı” yazısı.
Sabah gazetesinden Mahmut Övür’ün ”Öztürk Yılmaz’ın sırları” yazısı.
Türkiye gazetesinden Süleyman Özışık’ın ” Cevap ver muhasebeci Kenan” yazısı.
Star gazetesinden Ahmet Kekeç’in ”Muhasebeci Kenan’ı kim çizdi” yazısı.
Sabah gazetesinden Yüksel Aytuğ’un ” A Haber, küfürcü Yılmaz’ı nasıl deşifre etti” yazısı.
Bütün bu yazılar, IŞİD’in Musul Konsolosluğunu bastığı zaman, konsolosluk görevlilerinden biri olan Özel Hareket Polisi Abdüssettar Yaşar’ın  A Habere verdiği röportajdan alıntılarla dolu.
Abdüssettar’ın sözlerini kaynak edinip, Öztürk Yılmaz’a ‘korkak’, ‘sahte kahraman’, ‘fetöcü’, ‘gizemli telefon konuşmanın sırrı ne’, ‘iğrenç ve alçak’, ‘konsolosluğu neden boşaltmadın’ gibi sözlerle aşağılayıp sorular soruyorlar.
Fakat Öztürk Yılmaz’ın Ankara’ya 16 tane ”yıldırım kriptolu telgraf” yazdığı halde Ankara’dan hiçbir desteğin neden verilmediği…
Öztürk Yılmaz’ın çatışın talimatına karşı, Ankara’dan çatışmayın talimatının geldiği…
Konsoloslukta görevli (röportaj veren Abdüssettar Yaşar da dahil) bazı çalışanların IŞİD’e sempati duydukları…
Abdüssettar Yaşar’ın IŞİD militanlarının arkasında namaza durmasının ne demek olduğu…
Baskın sırasında olaya şahit olan diğer konsolos çalışanlarının kimler olduğu…
Rehinelerin Türkiye’ye döndükten sonra ne söyledikleri…
Olayın tek tanığı Abdüssettar Yaşar olmadığı gibi tanık olan diğer personelle görüşülüp görüşülmediği…
Rehineler salınmadan önce IŞİD’liler tarafından ”Türkiye’yle anlaşmamız bitti, sizi salıyoruz” sözlerinin anlamı nedir diye hiç düşünülmemesi…
Öztürk Yılmaz’a sadece CHP vekili olduğu ve ÖSO’yu eleştirip Afrin harekatına başkaları gibi tam destek vermediği için saldırılıyor.
Eğer CHP vekili değil de AKP vekili olsaydı ve Afrin harekatına ÖSO’yu eleştirmeden destek vermiş olsaydı, bugün hakkında ‘korkak’ diye yazanlar onu kahraman olarak göreceklerdi.
Olaydan 4 sene sonra, hele ki tamda Suriye’de böylesine sıcak gelişmeler yaşanırken yeniden gündeme getirilip tartışılmasının tek sebebi CHP’yi yıpratıp gelecek seçimlerde galip gelmek için büyük bir uğraştır.
Bakanlık ve konsolosluk arasında geçen yazışmaları bilmeden, baskın ve 101 gün rehin alınan diğer çalışanları dinlemeden, hakkında IŞİD’e sempati duyduğu sanılan tek bir kişinin söylemleriyle, Öztürk Yılmaz’a yapılanlar, çirkin bir linç kampanyasından öteye geçemez.
Bunca çalkantılı bir dönemde böylesine çirkince yapılan siyaset, ülkeyi ve siyaseti hiçbir yere taşıyamaz.
Ancak yandaş medya yandaşlığıyla kalır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here