GERÇEK BİR DÜZEN İÇİN

0
Hangi mesleği yaparsan yap, o mesleği yapmaya başladığında iyi bir ustaya denk gelmek büyük şans. Çünkü mesleğe nasıl başlarsan meslek için düşüncelerin, mesleği icra ederken ki etikliğin, o işten beklentilerin, o işte kendini yetiştirmen ona göre şekilleniyor. Aradan yıllar geçip sende usta olduğunda yetiştireceğin çırakların da senin gibi olacak. Bu yüzden diyorum “mesleğe başladığında iyi bir ustaya denk gelmek büyük şans” diye. Hiçbir mesleği ayrım yapmadan söylüyorum bunu. Her meslek için geçerlidir. Aşçı, öğretmen, doktor, mühendis, bankacı, gazeteci, siyasetçi, esnaf…
Bir mesleği size aşılayan kim ise onun ahlakıyla yetişirsiniz. Onun mesleğe bakışı ve o işten beklentilerini beklersiniz sizde. Ustanız kadarsınızdır yani. Yapacağınız meslek ne kadar önemli ise o işi öğreneceğiniz ustada o derece önemlidir. Hani bir söz vardı “ne yaparsan yap aşk ile yap”. Her şeyin temeli burada yatar. En basit haliyle ne iş yaparsan yap aşk ile tutku ile sevinç ile heyecan ile yapmıyorsan o işi yapma. Tabi maddi geliri görmezden gelmeyi bahsetmiyorum. Maddiyat çağımızın yaşam gereği elbette ama sen bir işi aşk ile yapıyorsan eğer en iyisini yapıyorsun demektir ve o iş mutlaka sana para kazandıracaktır. Bu yüzden bir işe başlarken önce ona karşı duygularını çok iyi bilmelisin. Sonra o işi öğreneceğin insanlar kimler. Sonra sen bu işten ne bekliyorsun ne umuyorsun. Bütün bunları bilmelisin ki ustalığına yön verebilesin.
Ve günümüz…
Günümüze bakıyorum. Günümüzün nesline ve mesleklerine… İnsanlar nasıl meslek seçiyor ve o mesleklerden ne bekliyorlar diye sorguluyorum. Hiç iç açıcı bir bakış olmuyor bu. Her şeyden önce bir okula girmiş olmak birinci hedef. O okulda hangi bölüm, bu bölüm ne, bana ne kazandırır, ben bunu yapabilir miyim diye sorgulama yok.
” Çünkü puanım buna yetti ve bende geldim”.
Tek geçerli sebep bu ama bu sebebin sonucu yıllar sonra büyük bir hüsran. Toplumsal baskının genç nesillerin üzerinde kurduğu iğrenç etki ile geleceğin yöneticilerini, bilim insanlarını, öğretmenlerini, mühendislerini, esnaflarını, doktorlarını, işçilerini ve diğer hepsini aslında sevgisizce ve istemeden yapmak zorunda kalacakları mesleklere itiyoruz. Ve bunun da sonucu olarak ahlaktan uzak, meslek etiğinin yok sayıldığı, sadece günü kurtarmak ve para kazanmak için yapılan meslekler ortaya çıkıyor.
Hesapsızca, sadece bir an önce bir şeylere sahip olup, aileye ve topluma kendini göstermek amacıyla yapılan seçimlerin tek sebebine gelecek olursak eğer “kendini tanımama” diyebiliriz. Kendini yani kişiliğini tanımadan yapılan seçimlerin seni götüreceği bir yer varsa eğer o da zaman kaybı ve büyük bir mutsuzluktan başka bir şey olamaz.
Yaşamın sebebini, hayatımızın değerini ve kendi kişiliğimizi bilmeden gidecek bir adımlık yolumuz dahi yok. Öğrenecek ve anlayacak çok şeyimiz olduğu gibi büyük bir sabra da ihtiyacımız var. Bunu kazanmanın en önemli yolu çağımızda en yoksul olduğumuz iki şey; birisi okumak diğeri düşünmek. Bu iki önemli gerçeği unutmadan vereceğimiz tüm kararlar ve gideceğimiz yol bize bizi seçtirecektir.
Ve sonuç olarak sanıyorum ki; kendini bilen kişilikler, bununla beraber seçimlerini doğru yapan bir toplum doğuracaktır. Böyle bir toplumda şu an da yaşadığımız utançlar ve şikayetlerimiz olmayacak aksine daha mutlu daha sevgi dolu ve daha gerçek bir dünya yaşayan insanlık olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here