MUTLULUĞUN AYAKLARI YOKTU AMA SİZİN KALEMİNİZ VARDI.

1
“-sevdiğin biri var mı?
-evet.
-seni seviyor mu?
-evet.
-nereden biliyorsun?
-her seferinde kitaplarımı geri verirken içine çiçek koyuyor.
-hepsini okuyor mu?
-elbette okuyor.
-sordun mu ona?
-önemli yerlerin altını çizdiğini görebiliyorum.
-o da insanlığı kurtarmak mı istiyor?
-evet.
-nereden biliyorsun?
-ALTINI ÇİZDİĞİ CÜMLELERDEN”
“Ekmek ve çiçek” filminde geçen replikler insanın güzünü güldüren cinstendi. Öyleydi gerçekten. Bir insanı anlamak için onun altını çizdiği cümleleri okusak yeterdi. Bazılarının böyle güzel huyları vardı işte. Kitap okurken bazı cümlelerin altını çizerler. Bazıları daha ileri gider, o cümlelere yazılar yazardı. Hele hele bazıları vardır ki, oturur en baştan koca bir kitap yazar.
İşte biz o kitapları okuyarak, o güzel insanları anlamaya çalışırız. Kelimeleri peşi sıra dizerken gözyaşları akar gözlerimizin önünden.  Kimi zamansa kahkahalarını duyarız onların. Çocuk olur şımarırlar okurlarına. Ya da halden hale girerken biz olur, benliğimizde buluşuruz. Yaşanmış kelimeleri okumak öyle gerçek hislere sürüklüyor ki, elini uzatıp yazara, -yalnız değilsin, diyesi geliyor insanın.
Nüvit Karaoğlu’nun “Mutluluğun Ayakları Yoktu O Yüzden Bana Gelemiyordu” kitabı da işte öyle kitaplardan birisi. Okurken hissedilen, hissederken yaşanılan kitaplardan. Altını çizecek o kadar çok cümlesi var ki Nüvit hanımın. Günlüklerini derlediği bu kitabında bazı şiirleri ve hikayeleri de mevcut.
Cümlelerini kurarken kalemini hiç çekinmeden oynattığı her sayfasında belli oluyor. Geçmiş anılarını dahi hatırlayıp günlüklerinde ölümsüzleştirdiği bu kitabı Nüvit hanım için bir dönüm noktası kanımca. Kitabının başında “Bir günlük yazarı doğuyor” başlıklı yazıyı kaleme alan ve Nüvit hanımında ilerleyen sayfalarda söz ettiği Dr. Hüseyin Özbay’ın Nüvit hanıma ne kadar güç verdiği bu kitabın doğmasından belli.
Kaleminin ucunu aydınlatan inat ve yazarlık hevesinin bulaşıcı olduğunu Nüvit hanımın yüzüne karşı söylemeyi çok isterdim. Ve bunca şeyle bu zamana kadar nasıl yaşadığını da kendisinden dinlemeyi…
Her sayfadan sonra yazarla sohbete dalıp konuşmayı pek bir özlemişim. Çok zaman olmuştu böyle sıcak bir kitap okumayalı. Durup kokladığım, dönüp yeniden cümleleri okuyup yaşamaya çalıştığım. O bana anılarını, sırlarını, aşklarını, dostlarını, komşularını, ev hallerini anlatırken, ben onu sessiz sedasız dinliyorum. Ara sıra öğüt vermekten geri durmuyorum ama.
“Siz hiç deli gördünüz mü?” diye sorarken kendi deliliğini itiraf ediyordu oysa. Gökyüzünün yüzüne karşı söylediği o iltifatlarsa yazarlığına nasıl başladığının bir ipucuydu sanki. Seçim zamanı oyunu hangi partiye verirse versin aynı yere gideceğini yani yine pişman olacağını söylüyor. Ve beni etkilediği en güzel cümlelerden bir tanesi “Hayatınızda bir şanssızlık varsa onu hiç bırakmayın, sımsıkı tutun.”
Kitabın aslı Nüvit hanımın ta kendisi aslında. Kitapta ne kadar acı cümle varsa, Nüvit hanımında yüreğinde o kadar acı var. Kitapta ne kadar sevinç varsa, Nüvit hanımında yüreğinde o kadar sevinç var. Kitapta ne kadar çocukluk varsa, Nüvit hanımında yüreğinde o kadar çocukluk var. Kitapta ne kadar insanlık varsa, Nüvit hanımın yüreğinde de o kadar insanlık var. Kurgu değil anlayacağınız, gerçek.
Kalem ve kağıt ile ne kadar dost olduğunu ise kısa, açık ve içsel cümlelerinden anlıyorum. Her anını yazmak için hazır ol da beklediğini düşünmedim desem yalan olur. Kitaplarını okuduğu yazarların ve izlediği filmlerin karakterlerinin rahmetli olmuş olmaları, onlarla arkadaş olamayacağı anlamına gelmiyor olsa gerek ki kırk yıllık arkadaşı gibi bahsediyor onlardan.
Açık söylemek gerekirse 272 sayfa boyunca sıkılmadan, tatlı bir heyecanla bir sonraki sayfayı bekleyerek okudum bütün kitabı. Altını çizdiğim onca cümle…
Durup öğüt verdiğim bir sürü anı…
Hayırlısı çektiğim tonla hüzün…
Ve binlerce defa teşekkür…
Evet teşekkür ettim. Çünkü, Nüvit hanımın bu kitabı sadece bir kitap olarak değerlendirilemez. Onun yazdıklarıyla hayatından bir şeyler çıkaran, kendine ders alan, kendine bir yol çizen ve kendinde güç bulan o kadar çok insan var ki. Kitabı okuduktan sonra hayatını yeniden düşünüp, kendinde kendini arayan bir sürü insan…
İşte ben bunlar için teşekkür ediyorum Nüvit hanıma.
Yeni tevafukların doğması ve güzel şeyler adına…
Sevgiyle, saygıyla…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here