YARIM KALMIŞ BİR YAZI

0

…oysa her şeyin bir başı birde sonu olmalıydı. Fakat bazı şeylerin ne başı oluyor nede sonu. Ortasından başlanmış ve ortasında kalınmış gibi…

Bu yazı gibi başı olmayan ve yine bu yazı gibi sonu olmayacak, her zaman ortasında kalınmış bir takım şeyler. Yarım kalmış sevgiler, yarım kalmış acılar, yarım kalmış düşler ve yarım kalmış hayatlar örneğin.
Bu yarımlıklar, yarım kalmış kitaplar ve yarım kalmış filmler kadar basit değiller. Bazı yarım kalmışlıklar insanı da yarım bırakıyor. En korkuncu bu olsa gerek; insanın yarım kalması!
Her yaş insanın en mühim zamanıdır. Yani en önemli gün insan için yaşadığı gündür. O halde insanın yaşadığı her gün o insanın baharıdır. İnsanın yarım kalması insanın baharından da olması demek değil mi aynı zamanda?
Ne kadar ve ne ile betimlenirse betimlensin. İster dev aynalarında gölgeler çizilsin, ister göğe çelik uçaklarla dumandan resimler. Yüz binlerce şiir yazılabilir buna. Gecenin en ıssız karanlığın da bir yürek daralmasıyla beraber bir türküye teslim olmak kadar masum bile diyebiliriz. Fakat yarım kalmış insanlar tamam olmuş şeylerle avutulamazlar. Sol göğüslerine ne sebeple olursa olsun ince bir çizik çekilmiştir onların. Ne toprağın o muhteşemliği şifa verir onlara ne yalnızlığın sessizliği. Çokluğun kimsesizliğinde boğulmak kadar nettir bu.
Kimisi aşkın harlı gölgesinde kalmıştır kimisi bir hançer gibi saplamıştır içine özlemini. Kimisi adalet demiştir yıllar yılı da derin kuyulardan duyulmamıştır çığlığı. Kimisi ekmek demiştir belki de elinden alınmıştır ite kakıla lokması. Hepsi yarımdır, hepsi yarım kalmış, hepsi yarım bırakılmıştır. Onlara sorsak bir hiçtirler. Başkalarına sorsak onlar kimdirler. Oysa onlar kızıl bulutların içinde kalmış birer damla gibi hüzünlüdürler. 

İnsanın yarım kalmasından bahsediyoruz. Bir tanrı kadar geçmişi olan ve bir tanrı kadar geleceği…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here