Gençler gündelik tartışmalarla heba oluyor

0

İnsanın kafasını nereye çevirse bir sorunla, bir yanlışla, bir düzensizlik ya da bir yalanla karşılaşıyor olması Türkiye’ye özgü mü sadece? Bir başka yerde de böyle olması bizi şimdilik alakadar etmez. Biz çuvaldızı önce kendimize batıralım.

Birçok örnek sunabiliriz elbette ancak, en sıcak konulardan bahsedelim: Ayasofya Camii Müzesinin Camiye çevrilmesi, Karadeniz de doğalgaz bulundu haberi, iki polisin genç bir kadını maske takmadığı gerekçesiyle gözaltına alınırken ki görüntüleri, gazeteci Ahmet Hakan’ın Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’la yaptığı söyleşide sorduğu sorular…

Kutuplaşmak için neden çok. Farklı cephelerde siper alıp sosyal medya hesapları üzerinden paylaşımlar yapmak, gündemde hangi iç mesele varsa onunla ilgili doğru veya yanlış fark etmeksizin sırf cephemiz belli olsun diye bir şeyler söylemiş olmak…

Siyaset mecrasının istilacıları zaten bunları yapıyor. Sırf söylemiş olmak için, herkes kendi cephesinin sesi olan kanal, gazete veya İnternet siteleri üzerinden bu kargaşaya ortak oluyor, sesi anlaşılmaz hale getiriyorlar.

Partiler ve medya organları ve bunların alt kuruluşları olan cemaat, tarikat, dernek, vakıf, birlik, sendika ve meslek kuruluşları, kendi taraftarlarının düşünmelerini istediklerini pompalıyor, ona göre ifadeleri günü birlik değişiyor. Bugün söylenenin yerini yarın bir başka söz alıyor ve yarın rafa kalkıyor. Günler böyle gelip geçiyor. İktidar ya da muhalefet fark etmeksizin tutarlı ve arkası sağlam bir düşünce üretemiyor.

Bütün bu olanlara karşılık halk ise, koca bir koyun sürüsü gibi kendinden olan tarafın sözüyle bir gidiyor bir geliyor. Her kesimin “Memleketin umudu” olarak gördüğü gençler de bu sürünün en aktif üyelerini oluşturuyor. Gençler, kullanımı çok kolay olan sosyal medya sayesinde kendi taraflarının menfaati uğruna her türlü şeyi yapıyorlar. Bunun içinde ahlaka, hukuka, insanlığa aykırı her şeyi bulmak mümkün.

Siyasetin günü birlik tartışmaları gençlerin enerjisini çalarken, gençler bu tartışmalarda söz sahibi olmak için gençliklerini feda ediyorlar. Bu feda ediş onlara göre “İnandıkları dava uğruna” olsa da hakikatte boşu boşuna olmaktan öteye geçemiyor.

Kendilerini eğitmek, onlara biçilen daracık çerçevenin dışına çıkmak için çalışmak, üretmek, bu uğurda yaş almak varken, onlar gündelik tartışmalarla heba oluyorlar.

Varlığı, 21’nci yüzyılda Türk milleti için büyük bir gurur kaynağı olan Aziz Sancar, yılar önce katıldığı bir etkinlikte verdiği demeçte bu konuya değinerek, gençlere şu öğüdü vermişti: Günlük politikalarla uğraşmayın. Bütün enerjinizi işinize verin. Bilim öğrenmeye çalışın. Günlük dedikodularla, politikalarla uğraşmayın. Eğer ben Türkiye’deki günlük kavgaları takip edersem çalışamam, üzüntümden çalışamam. Gençlere tavsiyem, bu kavgalara girişmeyin, memlekete hizmet için bilim lazım.

Nobel ödülü sahibi bilim insanı Aziz Sancar’ın öğüdü, anlayan için büyük bir mana taşıyor. Gençlerin memleketleri için, “Davaları” için, çay ocağı tartışmaları yapmak yerine kendilerini yetiştirmeleri, bu uğurda üretim yapmaları, memleketlerini savaşla, krizle, etnik ayrımlarla, fakirlikle değil, bilimle, sanatla, zenginlikle anılmasını sağlamaları gerekiyor.

Bırakalım sürünün geri kalan kısmı ne yaparsa yapsın. Gençlik, kendi ve memleketinin geleceği için bugünden vazgeçsin, yarın için var olmaya çaba sarf etsin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here