“Zafer”

0

Zafer, savaşta kazanılan kesin başarı, yengi, utku anlamı taşır. Zafer, bir savaşın ardından doğan kesinliği simgeler. Burada dikkat edilecek olan husus “kesinlik” olmalı. Kesinlik, yani değişmeyecek olan.

30 Ağustos Zafer Bayramı da Türk milletinin bağımsızlığını, hiçbir boyunduruk altında kalmadan özgürce yaşayacağının kesinliğini simgeler.

Henüz bütün dünya İngiltere’nin boyunduruğu altında yaşarken, her şeyini yitirmiş bir ülke olarak Osmanlı İmparatorluğu, tarihte son günlerini yaşıyordu. Altı asır boyunca üç kıtaya hükmetmiş, Avrupa’yı dize getirmiş, İslam’ın ve Türk dünyasının sancaktarlığını yapmış olan Osmanlı, artık hasta adam olarak görülüyor, sömürülmek için büyük bir iştahla bekleniyordu.

Her ülke masasını kurmuş, kendince stratejik planlar yapıyordu. Yunanlılar, yüzyıllardır hayalini kurdukları idealarını gerçekleştirecek; Ruslar, hasret kaldıkları sıcak denizlere inecek; Fransızlar, Ortadoğu’da toprak sahibi olup yer altı zenginliklerini elde edecek; İtalyanlar ise Akdeniz’de daha etkin olacaklardı.

Hiçbiri olmadı!

Olmadı. Çünkü bir millet elindeki, avucundaki, ahırındaki öküzden, ayağındaki çorabına varana kadar her şeyini devletine verip, canıyla cepheye koştu.

26 Ağustos akşamı başlayan harekat geceli gündüzlü dört gün sürdü. Harp tarihine altı çizili cümlelerle yazılan savaş, hasta adam denilen bir ülkenin evlatlarının attığı bir tokat olarak çınladı tüm dünyada.

Türk milleti küllerinden dirilmişti. Sonun, başka bir başlangıç olduğunu 30 Ağustos 1922 günü herkes görmüştü.

Öyle bir zaferdi ki 30 Ağustos, tarih boyunca ilk defa emperyalizme karşı gelinmiş, gücün sadece İngiltere gibi birkaç devlette olmadığı anlaşılmıştı.

Öyle bir zaferdi ki 30 Ağustos, mazlum milletlerin sesini taşımıştı yaldızlı koltuklarda oturanlara.

Öyle bir zaferdi ki 30 Ağustos, Hindistanlı Mahatma Gandhi’ye, “Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar Tanrı’yı da İngiliz’in yanında zannediyordum.” dedirtmişti.

30 Ağustos Zafer Bayramı günü, sadece kutlanması gereken bir gün değil, düşünülüp hissedilmesi gereken bir gündür. Bir milletin sanki tek bir bedene girmiş gibi tek bir soluk alıp, bütün bir düşmanı denize döktüğü bu gün, Türk milletinin şanını tüm dünyanın duyduğu gündür.

Bugün bize düşen görev; bu şanı layıkıyla taşıyabilmek, her şeye ve herkese rağmen dik durabilmek, yapay destanlar yazanlara karşı tarihi savunmak, yapay tarih yazanlara karşı hakikati siper almaktır.

30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here