HEKİMLER ÖLÜME SÜRÜKLENİYOR

0

Başka Rümeysa’ların hayatı son bulmadan, hekimlerin gelecekleri kararmadan, Türk sağlık sistemi daha fazla çamura batmadan, Sağlık Bakanlığı’nın ve ilgili kurumların kolları sıvaması, bu yaşananlara çözümler üretmesi gerekmektedir. Aksi halde Türk hekimlerini, yurtlarını terk edip başka ülkelere gittikleri ya da kazalar ve intiharlar sonucu hayatlarını kaybettikleri haberleriyle anacağız.


Ankara Şehir Hastanesi’nde 36 saatlik nöbetten çıkıp trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Asistan Doktor Rümeysa Berin Şen 25 yaşındaydı. 36 saatlik nöbetin ardından annesiyle telefonda konuşmuş, anne Yasemin Şen kızına, kahvaltının hazır olduğunu, onu beklediklerini söyleyip telefonu kapatmıştı.

Rümeysa o kahvaltıya gidemedi. Zaten ailesi de o gün kahvaltı edemedi.

36 saatlik nöbetin yorgunluğuyla Doktor Rümeyse, park halindeki bir kamyona arkadan çarptı ve hayatını kaybetti.

Rümeysa ilk değildi; Melike Erdem, Ece Ceyda Güdemek, Emre Bakırlı, Mustafa Yalçın ve adını belki de hiç duymadığımız bir sürü doktorumuz çalışma şartları yüzünden buna benzer kazalar ve intiharlar neticesinde hayatını kaybetti.

Dün konuyla ilgili olarak Türkiye’nin birçok kentinde basın açıklamaları, protestolar ve iş bırakma eylemleri yapıldı. İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Manisa, Samsun, Balıkesir, Van, Aydın, Muğla, Eskişehir, Adıyaman, Isparta ve Bolu’da hekimler tarafından ortak basın açıklamaları düzenlendi.

Bir basın açıklaması da Mersin Tabip Odası tarafından Mersin Üniversitesi hastanesi önünde yapıldı.

Açıklamada bulunan Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, “Bugün maalesef çok acı bir olayın ardından burada toplanmış bulunmaktayız. Ankara Şehir Hastanesinde Kadın Doğum Kliniğinde asistan hekim olarak çalışmakta olan Dr. Rümeysa Berin Şen nöbet ertesi evine gittiği sırada bir trafik kazası sonrası hayatını kaybetti. Rümeysa Berin Şen’in gün aşırı tuttuğu yorucu nöbetlerin ardından geçirdiği kaza görüntüleri bize bunun bir kaza değil göz göre göre çalışma şartlarının sebep olduğu bir cinayet olduğunu gösterdi” diye konuştu.
Dr. Antmen yaptığı basın açıklamasında kamuoyuna bir soru yönetti:

“Soruyoruz… Asistan hekimlerin çalışma şartlarının düzeltilmesi için kaç meslektaşımızın ölmesi gerekiyor?”

Bu soru, üzerinde durulması ve ciddiye alınması gereken kilit sorudur. Normal bir memurun günlük 8 saat, haftada 40, ayda 160 saat çalışması kanunlarla ortaya konulmuşken, hekimlerin aralıksız 36 saat çalışması ne kanuni, ne sağlıklı ne de ahlakidir.

Hastaların ve hekimlerin sağlıklı bir şekilde hizmet alıp, hizmet vermesi bu şartlar altında mümkün müdür?

36 saat çalışan bir hekimin vücudu, bilinci, duygu ve düşünceleri ne ölçüde sağlıklı olabilir?
Üstelik muayene için bir hastaya ayrılması gereken süre 5 dakikaya indirilmişken.
Aynı zamanda hekimleri günlük 100’e yakın hastayı muayene etmeye zorlamak ne ölçüde kaliteli bir sağlık hizmeti ortaya çıkarabilir?

Sorulması gereken soru çok. Fakat aklın ve mantığın bu yaşananları sindirmesi mümkün değil.

Büyük binalar yaparak “Şehir Hastaneleri” kurduk diye övünürken, gencecik hekimlerimizin yitip gitmesini seyretmek hangimizin vicdanına sığar ki?

Başka Rümeysa’ların hayatı son bulmadan, hekimlerin gelecekleri kararmadan, Türk sağlık sistemi daha fazla çamura batmadan, Sağlık Bakanlığı’nın ve ilgili kurumların kolları sıvaması, bu yaşananlara çözümler üretmesi gerekmektedir.

Aksi halde Türk hekimlerini, yurtlarını terk edip başka ülkelere gittikleri ya da kazalar ve intiharlar sonucu hayatlarını kaybettikleri haberleriyle anacağız.


Bu yazı ilk olarak Mersin Gazetesinde yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here