KİME KARŞI, KİME MEYDAN OKUNUYOR?

0
FOTO: Arşiv

TÜGVA’lıların bu görüntüsü beni doğrudan Cemalettin Kaplan’ın Köln’de düzenlediği ve Federe İslam Devleti’ni ilan ettiği o büyük toplantıdaki gösterilere götürdü. Kime karşı, kime meydan okunuyor?


“Türkiye, tarikatlara mı teslim olmak üzere?”

Bu soru 24 yıl önce Mehmet Ali Birand tarafından 32. Gün programında sorulmuştu.

O yıllarda şimdiki zamana göre pek görünür olmayan tarikatlar kendi köşelerinde, sessizce ve olabildiğince gözden ıraktılar. AK Parti iktidarıyla birlikte kendilerine geniş bir alan bulan tarikatlar hem nüfuslarını genişletmiş, hem de kendilerine büyük bir pazar bulmuş oldular.

Tarikatlar günden güne dini ve tasavvufi çalışmalardan ziyade kendilerini ticarete ve politikaya verir oldular. Hatta tarikat adı yerine kendilerine dernek ve vakıflar oluşturarak kurumsallık kazandılar.

Bugün Türkiye’nin 81 ilinde, en az 900 ilçesinde kurumsal olarak varlar.

Şirketleri, yayın organları, sayısız dernek ve vakıfları, yurtları, evleri, milyonlarca üyeleri var.

Uzun bir süredir devlet tarafından destekleniyor ve devletin varlıklarından nemalanıyorlar.

Örneğin tarikatlar gibi oluşmuş fakat dernek ve vakıf statüsünde olan ve devlet tarafından büyük destek gören en önemli 4 oluşum TÜGVA, ENSAR, İlim Yayma Cemiyeti ve TÜRGEV.

Doğrudan iktidar kadrolarınca doldurulmuş ve AK Parti ideolojisine hizmet etmeye kodlanmış bu oluşumlar bugün eğitimle ilgileniyorlar ve hedef kitleleri gençler.

Oluk Oluk Kaynak Aktarılıyor

Üstelik maddi açıdan çok güçlendirilen bu oluşumlara Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından her ay belli bir bütçe aktarılıyor.

İlim Yayma Cemiyeti’ne her ay 24 milyon 85 bin TL aktarılıyor. Yılsonunda toplam tutar 289 milyonu geçecek.

Ensar Vakfı’na her ay 5 milyon 225 bin TL aktartılıyor. Yılsonunda ödenen tutar 62 milyon 702 bin TL olacak.

TÜRGEV’e her ay 3 milyon 234 bin TL aktarılıyor. Yılsonunda vakfa toplam 38 milyon 808 bin TL aktarılmış olacak.

TÜGVA’ya ise aylık 3 milyon 821 bin 510 TL kaynak aktarılırken, yılsonunda ödenecek tutar 45 milyon 858 bin TL’yi aşacak.

Toplamda ise bu oluşumlara aylık 36,3 milyon, yılsonuna gelindiğinde 436,3 milyon lira kaynak aktarılmış olacak.

Milletin parası herkese eşit harcanması gerekirken, kimi seçilmişler “daha eşit” olduğu için belki de böyle bir ayrıma tabi tutuluyor.

TÜGVA Marşı

Tarikatlarla, yukarıda bahsettiğim dernek ve vakıfların ne ilgisi olduğunu merak edenler olacaktır mutlaka.

Anlatayım…

Cemalettin Kaplan, 1984 yılında Almanya’da Federe İslam Devleti’ni kurduğunu duyurmuştu. Köln’ü başkent ilan etmişler ve binlerce insanla birlikte büyük bir toplantı düzenlemişlerdi. Söz konusu toplantıda laik cumhuriyete, Atatürk’e ve anayasaya karşı sloganlar atılmış, marşlar okunmuştu.

Hatta “silahlı müritler” sahneye çıkmış, “Kemalist sistemi yıkmaya geldik” sözlerini barındıran marşlar okumuşlardı.

Aradan uzun yıllar geçti, bugüne gelindi…

Geçtiğimiz 24 Ekim günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yönetiminde olan TÜGVA’nın toplantısında da benzer bir hadise yaşandı.

TÜGVA’lı gençler, Bilal Erdoğan’ın kürsüde olduğu bir anda hep birlikte ayağa kalkarak komando marşını değiştirerek okudular.

Marş şöyle:

Korku nedir bilmeyiz / biz TÜGVA erleri / yuva yaptık göklere / baş döndüren yerlere / engel tanımaz aşarız / yüce engin dağları / el verir uzanırız / mor, siyah bulutlara / ben TÜGVA’lıyım / her yerde ben varım / havada / karada / denizde / çölde / her zaman ve her yerde / Arakan da / İdlib de / Keşmir de / Filistin de / Libya da / Yemen de / Çatalca da / Adalar da.

TÜGVA’lı gençler, 3 kez “Başkomutan Erdoğan” sloganı atarak ve tekbir getirerek yerlerine oturdular.

Bu marşın manası neydi? Neden komando marşını TÜGVA marşına çevirdiler? Bu soruların cevabını bilmiyoruz.

Ancak militarist söylemler barındıran böyle bir marşı okumak, ne yazık ki kendini eğitim ve gençler için çalışmalar yaptığını iddia eden bir vakfa hiç mi hiç uymuyor.

TÜGVA’lıların bu görüntüsü beni doğrudan Cemalettin Kaplan’ın Köln’de düzenlediği ve Federe İslam Devleti’ni ilan ettiği o büyük toplantıdaki gösterilere götürdü.

Kime karşı, kime meydan okunuyor?


Bu yazı ilk olarak Mersin Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here